| Yabgu |
|
|
|
|
‘Yabgu’ Nihat YİĞİT 1961 yılının 04 Haziran'ında Manisa'nın Salihli ilçesinde doğmuştur. Savaş sanatlarına 1973 yılında Tae kwon Do ile başlamış, sırası ile Shaolin Kung-fu, Kyokushin Karate, Ashihara Karate ile devam etmiştir. 1999 yılında Sayokan'ı kurmuş ve başka ülkelere ait savaş sanatları ile tüm münasebetlerini bitirmiştir Tüm çalışmaları 1999 yılında tamamlamış ve sistemi Türk Savaş sanatı olarak ortaya koymuştur. İsimlendirme noktasında stratejik bir yol izlemiştir. Hazırladığı 5 yıllık gelişme programı içinde, önce takma bir isim daha sonra da Sayokan ismini kullanmaya karar vermiştir. Bulduğu takma isim olan Goshinkaikan, yabancıların Türk savaş sanatını japon kökenli algılamaları bu yolla yüzlerini Türkiye'ye çevirmeleri arzu edilmiş ve bu amaç hedefine ulaşmıştır. Plan gereği 2003 yılına kadar Goshinkaikan adı kullanılacak, bu süreç içinde yabancıların yüzlerinin Türkiye'ye dönmeleri sağlanacak, 2003 yılı ile beraber Sayokan adı kullanılacak idi. Ve böyle yaptı. Bu yolu ve nedenlerini kendinde saklı tuttuğu için herkes, önce Goshinkaikan'ı kullandı sonra adını değiştirdi zannetmektedir. Bu yolla 120 ülkede 368 savaş sanatları merkezlerine gerek yazılı kitap gerekse görsel tanıtım cd ve kasetleri ile Sayokan tanıtıldı. Amaç kendisine paye vermek değildir. Payeyi Allah verir Allah alır. Türklükle aldatmak veya Allah ile aldatarak nemalanmak hiç değildir. Allah muhafaza etsin. Siz kendinizi nereye koyarsanız koyun, neye layık görürseniz görün. Allah, koymadıkça ve layık görmedikçe bir adım dahi ilerleyemezsiniz ve bitersiniz. Allah sever, razı olursa ve taktir ederse, kimsenin kuşkusu olmasın ki, insanlarda sever, millette sever taktirde ederler. Yabgunun şiarı budur. Sayokan biter mi, bitmez mi ? Yabgu bu yolla bir yerlere gelir mi, gelmez mi? Yabgunun bu tür kaygıları yoktur. Yabgu, savaş sanatlarında hakikati arayan bir yolcudur, ölene kadar da yolcu olacaktır. Hakikat tektir ve Allah'tır...Her türlü taktir Allah'ındır. Onun taktirine karşı gelinemez, yargılanamaz.. Herkes bir gün ölecek ve yeryüzünde hiç yaşamamış, gelip geçtiği yollardan hiç geçmemiş, yaşadığı mekanlarda oturmamış gibi olacaktır. ![]()
Yabancı savaş sanatları ile uğraşmak bir tercihtir. Bir suç değildir. Uzakdoğu savaş sanatları daha çok sevilmiş, bu ülkelerin kahramanlarına, sistem kurucularına daha çok teveccüh gösterilmiş, taktir edilmiş olabilir. Malumdur ki, yabgu da Japon savaş sanatlarından gelmektedir. Yani ilham kaynağı bellidir. Bu ilham kaynağı ile ortaya koyduğu milli hedefte ortadadır....Ama Türk savaş sanatı kuruyorum, bu Türk-Japon sentezidir diyerek her şeyi Japonca olan bir çalışmada Türklüğü de ikinci plana atarak, Türklüğe paye veriyormuş gibi aslında Türklüğü kullanmanın ahlaki olmadığını düşünüyoruz. Birileri de adını kısaltıp sonuna Karate sözcüğünü ekleyip, Türk savaş sanatı diyecek bu da traji-komik bir konudur. Çünkü karate Türklere ait bir şey değildir. Ayrıca bu sistemlerin Türk örf, adet, gelenek, töre, stratejik yapısı, törenlerine bakıyoruz, Türklükle ilgisi yok.
Sayokan ile kıyas edilmeleri veya Türk savaş sanatı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Sayokan dediğiniz zaman kuşak terfileri "Ahilik" anlayışını taşıyan bir biçime sahiptir. Stratejisi 4 hilal (Ayça) üzerine kurulmuştur. Kurt kapanı, sancak teknikleri, Ruz-ı Hızır ve Kasım günleri Sayokan'da anlamlıdır. Faaliyetleri bu günlere göre kurgulanmıştır. Yönler ve renkleri Türk geleneklerini taşır. Kıpçak ve Oğuz Türkçesi kavramlar bütününü meydana getirir. Örneğin kuşaklardaki "San" tanımlamasının hem Oğuz hem de Kıpçak Türkçesindeki anlamlarını taşımaktadır. Daha buna benzer bir çok konular.
HOBİLERİ :
Özellikle sinema konusunda ciddi ve bu güne kadar Türkiye'de ele alınmamış konularda projeleri vardır. - Tabiatın içinde yaşamak...Şu anda böyle bir yaşam tarzını Allah lutfetti ve doğanın içinde yaşamaktadır. Aslında tüm bunlar Yabgu’nun bir yaşam biçimidir…..
|
Yabgu









